Travmayı Anlamak ve Destek Olmak

Travmayı Anlamak ve Destek Olmak

Tarih: 21.01.2025

Gündem: Kartalkaya/Bolu’da çıkan yangın haberleri üzerine yazılmıştır.

Yazar: Ebru Açıkgözler, Klinik Psikolog

 

Geçtiğimiz gün bir kayak merkezinde yaşanan yangın sonucu 100’den fazla kişinin etkilendiği ve birçoğunun hayatını kaybettiği, hepimizi derinden sarsan bir trajedi oldu. Bu gibi felaketler doğrudan etkilenmeyen bireylerde bile ikincil travma yaratabilir. Özellikle çocuklar, gençler ve aileler, travmatik olayları anlamlandırmada ve bu süreçle başa çıkarken desteğe ihtiyaç duyabilirler.

Travmatik olaylar (yangın, deprem gibi) bizler bire bir yaşamasak da ikincil travmaya neden olabilir. Ancak bu herkesin travmatize olacağı anlamına da gelmez. Bir olayın "travma" olarak tanımlanabilmesi için bireyin olayla ilgili deneyimlediği yoğun psikolojik etkiyi ve bu etkinin günlük yaşam işlevlerini ne derece etkilediğini göz önünde bulundurmak gerekir. Herkes aynı olayı farklı şekillerde algılayabilir, bu nedenle bir olayın travmatik olup olmadığını belirlerken bireysel tepkiler kritik öneme sahiptir.

            Yangın gibi felaketlerin haberlerini izleyen ya da bu felaketlerden dolaylı olarak etkilenmiş ve/veya bu felakette kayıp yaşamış çocuklar ve gençlerde gözlemlenebilecek belirtiler şunlardır:

  • Kaçınma: Travmanın etkisi arttıkça bu anıya karşı daha kaçınmacı tutum sergilenebilir, özellikle bu olaydan yakından etkilenmiş ve kayıp yaşamış kişiler için bu olayı düşünmek, konuşmak zorlayıcı olabilir.
  • Kaygı ve korku: Çocuklar kendilerinin ya da sevdiklerinin de benzer bir olay yaşayacağından korkabilir.
  • Uyku bozuklukları: Kabuslar, uykusuzluk veya uyumakta güçlük.
  • Davranış değişiklikleri: Aşırı yapışıklık, hırçınlık veya sosyal geri çekilme.
  • Bedensel belirtiler: Baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik şikayetler.
  • Odaklanma zorluğu: Dikkat eksikliği ve okul performansında düşüş.

Bu belirtiler, travmaya verilen normal tepkiler olabilir. Herkes olumsuz etkilendiği durumlarda bu belirtilerin bir kısmını bir süre yaşayabilir ve sonrasında sönümlenebilir. Buna akut travma tepkileri denir.

 

Neler Yapabiliriz?

  • Duygusal Güvenlik Sağlamak: Travmatik olayların en temelde insanın güvenlik hissini tehdit ettiğini biliyoruz. Çocukların ve gençlerin böyle zamanlarda olayları anlamlandırmakta zorlanabileceğini gözlemliyoruz. Bu nedenle olayın aileyi ve çocuk ve genci ne derecede etkilediğini gözeterek ama en temelde güvenlik hislerini pekiştirerek yaklaşmak önemli olacaktır.
  • Böyle zamanlarda eğer çocuğa açıklanması gereken bilgiler varsa, mesela kayıp gibi ya da televizyondaki görüntüler gibi basit, taşıyabileceği kadar, yaşına uygun ve doğru bilgiler vermek önemli olacaktır.
  • Yanıtlayamadığınız sorular olduğunda "Bu konuda daha fazla bilgi aldıktan sonra sana anlatacağım" diyebilirsiniz.
  • Böyle olaylar insanı korkutabilir, üzebilir ya da hissizleştirebilir. Biz insanlar bu duygularımızın anlaşıldığını hissettikçe güven duyarız. Bu olay üzerine ara ara çocuk ya da genç konuşmak istediği kadar konuşulabilir, kendi duygularınızı biraz paylaşarak ona model oluşturabilirsiniz.
  • Rutini Koruyun: Rutinin korunması, çocuklara normal hayatlarına geri dönebilme hissi verir. Yemek, uyku, okul ve oyun gibi günlük aktivitelerin devam etmesi çocuğun güven duygusunu artırabilir.
  • Travmatik olayların ani yapısı, insanın hayata dair kontrolsüz hissetmesine neden olabilir. Bu bazen çok kaygı verici olabilir. Bu hissin onarımı için günlük hayatı tahmin edilebilir kılan rutinler önemli olacaktır. Özellikle okulların kapalı olduğu tatil döneminde bu felaketin yaşanmış olması rutinlerine kavuşamayan çocuk ve gençler için zorlayıcı olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun etkilendiğini düşünüyorsanız mümkün olduğu kadar onun rahatlayabileceği rutinlerin olduğu bir tatil planı yapmak faydalı olacaktır.
  • Eğer çocuğunuzun iyi hissettiği hobileri varsa, spor, sanat gibi, bu tatilde rutinlerine bunları eklemek faydalı olabilir.
  • Sanatsal ve Oyunla Yaklaşım: Çocuklar, yaşadıklarını kelimelerle ifade etmekte zorlanabilir. Resim yapmak, hikâye yazmak veya oyuncaklarla olayı canlandırmak, travmayı işlemelerine yardımcı olabilir.
  • Medya Maruziyetini Sınırlandırın: Felaket haberlerinin tekrar tekrar izlenmesi çocuklarda kaygıyı artırabilir. Haberleri kontrol altında tutarak maruziyetlerini azaltın.
  • Özellikle tatil döneminde çocukların telefon ve tabletle geçirdiği zamanlar artabilir. Bu vakitleri gözetilmesi, internetin çocuk koruması ile çocuğa verilmesi, Instagram, Youtube gibi sosyal medyada kontrolsüz içerik paylaşılan mecralara erişiminin kısıtlanması, bu olayın çocuklar için anlamlandırılması zor görüntülerine maruz kalmaması için önemli olacaktır.
  • Bu sınırlandırmayı yapmak özellikle gençlerin aileleri için zorlayıcı olabilir. Gençler için telefon aynı zamanda sosyalleşme de demektir ve bazen böyle vakitleri arkadaşlarıyla paylaşmak da gençler için terapötik olabilir. Bu nedenle sosyal medyada onu etkileyebilecek görüntüleri görmemesi için onunla bu durum hakkında dürüstçe konuşabilir, merak ettiği şeyleri sizinle konuşmasını sağlamaya çalışabilir. Yine de bu durumu engelleyemiyorsanız, gerekirse sizin eşliğinizde merak ettiklerini araştırması önemli olacaktır. Böyle zamanlarda aile içi ilişkilerin bozulmaması gençler için önemlidir.
  • Yas ritüelleri: Özellikle böyle ani olaylarda kayıplar varsa, kayıplara veda etmek öteki insanlarla paylaşıldığında daha kolaylaştırıcı olabilir. Mesela bu veda, okul arkadaşını kaybetmiş çocukların arkadaşlarına resim yapması kadar basit olabilir. Bazen de toplu anma töreniyle veda etmek uygun olabilir. Çocukların basit, yaşına uygun, taşıyabilecekleri kadar ama kaybın yok sayılmadığı, konuşulmaya açık bir yerde olması faydalıdır.
  • Özellikle kayıp yaşanan okullarda, okul psikolojik danışmanlık birimlerinin travma ve kayıp konusunda çocukların bu duygularını paylaşabilecekleri, işlemeyebilecekleri ve travma tepkilerinin gözetileceği müdahaleler oldukça önemlidir.
  • Çocukların ve gençlerin bu olay sonrası akut tepkilerinin çok yoğun olması ve 1 hafta 10 gün içinde azalma olmaması ve/veya giderek artması durumları takip edilmeli, gerekirse bu dönemde psikolojik bir destek alınması faydalıdır.

Yangınlar ve benzeri felaketler, bireylerin ve toplulukların özgül ve karmaşık tepkiler vermesine neden olabilir. Bu süreçte iyi bir destek sistemi ile özellikle çocukların ve ergenlerin kendilerini güvende hissetmeleri sağlanabilir. Her bireyin travmayı işleme hızı ve şekli farklıdır, bu nedenle sabırlı ve sevgi dolu bir yaklaşım esastır.

 

 

 

Referanslar

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.

Pynoos, R. S., Steinberg, A. M., & Goenjian, A. (1996). Traumatic stress in childhood and adolescence: Recent developments and current controversies. In B. A. van der Kolk, A. C. McFarlane, & L. Weisaeth (Eds.), Traumatic Stress: The Effects of Overwhelming Experience on Mind, Body, and Society (pp. 331-358). New York: Guilford Press.

Dyregrov, A. (2008). Grief in Children: A Handbook for Adults. London: Jessica Kingsley Publishers.

Son yazılar, eğitimler ve duyurulardan haberdar olun.

Haber Bültenimize Abone Olun